
Sergen Yalçın için, ilki 2006'da olmak üzere 3 giriş yapmışım Ekşi Sözlük'te, üçü de benim yorumumdan ziyade kendisinin enteresanlıkları. Aslına bakarsanız bu üçü de tanımlıyor Sergen'i. Ne sahada, ne saha dışında sıradanlığın baskısına boyun eğiyor o. Şöylece;
diğer futbolcuların aksine barbie skandalında adının geçmesiyle ilgili haberleri yalanlamayarak "ne yani karaoke bara mı gitseydim?" gibisinden bir cevap vermiş ve magazin basınıyla nasıl taşak geçileceğini cümle aleme göstermiş bir kişidir.
(ama arkadaslar iyidir, 14.04.2006 16:31 ~ 16:33)
bugünkü hürriyet spor ekinde yayınlanan röportajında;
"bazı teknik direktörler, "doksan dakika koşan bir takım oluşturacağım" diyor. sırf koşanlarla futbol takımı kurulsaydı, dünyada atlet kalmazdı"
diyen adam. haksız değil.
(ama arkadaslar iyidir, 27.05.2008 10:32 ~ 11:01)
köşe yazarlığında da kıvrak çalımlar atmaya başlamış adam.
evvela, bugünkü yazısına "mustafa'yı tartışıyoruz" diye başlık atıp gündeme göz kırpmış. elbette kemal olan değil, denizli olan mustafa'yı tartışmış.
orta sahadaki büyük boşluğu büyük okyanusa benzetmiş,
delgado'yu falkland savaşı sırasında ingiltere'ye gitmiş bir arjantinli gibi ürkek olmakla suçlamıştır.
köşe yazıları için profesyonel bir yardım almıyorsa futbol yazarlığında tıpkı futbolundaki gibi özel bir üslup oluşturma kaygısı içinde olduğu açıkça görülüyor.
(ama arkadaslar iyidir, 03.11.2008 11:03 ~ 04.11.2008 10:49
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder