11 Eylül 2008 Perşembe

Masumiyet Müzesi


hiç adetim olmadığı üzere nedense çıkar çıkmaz alıp bitirdiğim kitap. aslında bir müze kataloğu. elimizden kayıp giden duygular, eşyalar, şeyler üzerine nefis bir roman.

orhan pamuk'un bütün kitaplarını okudum. masumiyet müzesi'ne kadar da en sevdiğimin cevdet bey ve oğulları olduğunu söyleyip durdum. evet kara kitap yazım tekniği açısından bir devrimdi. yeni hayat postmodernizmin edebiyattaki tanımıydı. benim adım kırmızı ve beyaz kale tarihi romanın da iliklerine kadar edebi olabileceğinin tarifiydi. sessiz ev ve kar'ı nedense çok sevmemiştim.

ama masumiyet müzesi, -daha yeni bitirdiğim için erken mi konuşuyorum bilmiyorum- bence bugüne kadar okuduğum en iyi orhan pamuk romanı. yazarın ilk romanı cevdet bey ve oğulları'nın ben de sarsamadığı tahtı hem sarstı, hem devirdi.

bir kere öyle bir alıp götürüyor ki, okurken hiçbir şeyi sallamıyorsunuz. hiç yaşamadığım 70'ler filmlerden ve fotoğraflardan hatırladığım kadarıyla sürekli gözümde canlandı. zaten ismiyle beni tavlayan roman, cismiyle de ruhumu doyurdu.

romandan bahsetmeyeceğim. yeri değil, belki başka bir entryde altını çizdiğim yerleri paylaşırım ama söyleyeceğim şey varsa şudur; bitirdikten sonra sarhoşluk gibi, sinemadan yeni çıkmışlık gibi, anlatacak çok şeyim varmış da bugüne kadar biriktirmişim gibi bir duygu oldu bende... bilsinler ki, çok güzel bir kitap okudum.
(ama arkadaslar iyidir, 10.09.2008 12:59 ~ 11.09.2008 11:00)

Hiç yorum yok: