Dolmabahçe mutabakatı diye adlandırılan ve 27 Nisan 2008 tarihinde gerçekleşen görüşme her nedense, 17 aralık 2007'ye kadar sözlükte başlık haline gelmemişti. Durumdan vazife çıkararak Dolmabahçe Mutabakatı'nı, özetlemeye çalıştım 17 Aralık'ta... Zannediyorum Ergenekon süreciyle birlikte yeniden hatırlamakta fayda var. Özellikle Ertuğrul Kürkçü'nün geçtiğimiz pazar, (29 Temmuz 2008) Radikal İki'de çıkan yazısı çerçevesinde.
27 nisan 2007 muhtırasından bir hafta sonra asker ve hükümetin dolmabahçe sarayında gerçekleştirip bazı ortak müştereklerde anlaştığı buluşmanın anlı şanlı demokrasi tarihimize geçmiş ismi.
söylenenlere bakılırsa bu mutabakat sonucu ordu hükümeti devirmekten vazgeçmiş, hükümet de bir takım ödünler vermiş. acaba bu ödünlerin içinde sınır ötesi operasyon ve şu sivil olacağı söylenen anayasanın içeriğiyle ilgili şeyler de var mı? bilemiyoruz.
ancak şunu biliyoruz. evet bir mutabakat var. her iki taraf da kendi iktidarını perçinlemeye kararlı. hükümet,
hızla kadrolaşarak ve sadaka düzeni kurarak insanlara haklarını lutfen veriyor
elbette bunların sonucunda faşizan bir tutum takınmayı kendine hak görüyor,
ordu ise;
sınır ötesi müdahaleyle yedi cihana kudretini ispatlayarak iktidar tazeliyor.
velhasıl; alan memnun, satan memnun. kimi aklıevvellerce cumhuriyetin bekçisi addedilip antidemokratik bir şekilde sisteme müdahalesi beklenen asker, "etle tırnak gibiyiz" derken, demokrasi mücahidi akp, "asker konuşacak" deyiveriyor. orduyla hükümetin iktidar çekişmesi arasında "halktı", "adil paylaşım"dı kaybolup gidiyor.
(ama arkadaslar iyidir, 17.12.2007 18:21 ~ 08.02.2008 13:23)
Ertuğrul Kürkçü'nün geçtiğimiz hafta sonu çıkan yazısına da bu çerçevede bir göz atmak gerek:
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=EklerDetay&ArticleID=890411&Date=29.07.2008&CategoryID=42
29 Temmuz 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder